Enflamasyonu Kontrol Edin !

BESİNLER GERÇEKTEN DE VÜCUDUMUZU KORUR ve TAMİR EDER Mİ?

Aşağıda bahsedeceğim 10 besin çeşidiyle beslenmenizde sadece minik farklar yaparak, kas gelişiminden kanserin önlenmesine kadar geniş bir yelpazede sağlığınıza büyük artılar kazandıracaksınız.

Vücudunuz siz fark etmeseniz de tehdit altında olabilir. Hiç semptom yoktur. Kendinizi iyi hissediyorsunuzdur. Her şey tıkırında ilerliyor gözükebilir. O zaman problem nedir diye sorabilirsiniz…

Enflamasyon! Aslında bu, vücudun kendini tamir edebilmesi için tasarlanmış, zaman zaman ağrı ve acıya sebep olan normal bir işlemdir. Küçük dozlarda olmasında bir sakınca yoktur. Ancak, ya dozu artar, hissedilen acı ve ağrı da rahatsızlık verici seviyeye ulaşırsa ne olur?

Eğer vücudunuzu sık sık stres altına sokuyorsanız, bu işiniz sebebiyle olabilir, duygusal yaşantınızdan kaynaklı sebeplerden dolayı olabilir veya vücudunuza faydası olması için yaptığınız ağır egzersiz bile bir sebep teşkil edebilir… Tüm bu stres faktörleri vücudunuzun kendisini koruma durumuna almasına neden olur. Vücudunuzu koruma amacıyla çalışan bu sistem, böyle durumlarda vücudun kendisiyle savaşmasına yönelik çalışmaya başlar. Ve sizin de tahmin edebileceğiniz gibi bu mükemmel sistem bu noktada kırılır. Kas yapımı yavaşlar, vücudunuz hastalıklara, incinmelere, dış etkenlere karşı daha hassas hale gelir.

Tabi ki umudumuzu yitirmiyoruz. Vücudunuzun kendini iyileştirme süreci küçük, basit ama etkili değişikliklerle geliştirilebilir. Örneğin, pek çok besin anti-inflamatuar bileşenler içerir ve vücudunuzu korur.

İşte size bu konuda yardımcı olabilecek vücudunuzun enflamasyon sistemini düzene sokmasına yardımcı olacak 10 çeşit besin:

  1. TARÇIN:

Altından daha değerli olduğu kabul edildiğinden beri, tarçın dünyanın en eski ve gıpta ile bakılan baharatıdır. Araştırmalara göre tarçın sadece enflamasyonu azaltmıyor aynı zamanda bakterilere karşı da savaşmakta, kan şekeri düzeninin sağlanmasına destek vermekte ve beyin fonksiyonlarının artmasını sağlamaktadır. Yoğurt üzerine tarçın serpmenizi veya özellikle sade haliyle yulaf ezmesi tüketmekte zorluk çekiyorsanız üzerine bir çay kaşığı kadar eklemenizi önerebilirim. Oldukça lezzet verdiğinden ve damak tadınıza hitap edeceğinden emin olabilirsiniz J

  1. ZENCEFİL:

Bu çok lezzetli kök bitkisi yılın tüm mevsimlerinde bulunabilir. Her şeyin içine katmak mümkündür. Bu biraz da sizin yaratıcılığınıza kalıyor ama size yine de bir kaç tavsiyede bulunabilirim. Sodanızdan tutun çayınıza kadar.

Zencefil içerisinde gingerol adı verilen anti-inflamatuar bileşen barındırmaktadır. Bu bileşenlerin eklem ağrılarını rahatlatıcı etkisi bulunmakta, serbest radikallerin zarar görmesini engellemekte, kolorektal (kalınbağırsak) kanserine karşı koruyucu rol oynamaktadır ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkileri vardır. Aynı zamanda doğal bir anti-emetiktir(kusmayı önleyici). Bu nedenle özellikle sabah mide bulantısıyla uyananların kullanması için önerebilirim. Birkaç dilim zencefil kesin, sıcak suyun içerisinde demleyin ve kendinize zencefil çayı hazırlayın veya vog tavada hazırlamış olduğunuz yemeğin üzerine biraz soya sosuyla birlikte ekleyip karıştırın. Hem leziz, hem sağlıklı 😉

  1. SOĞAN:

Soğanlar sülfür içeren bileşenlerle kaplıdırlar. Bu bileşenler de soğanlara keskin kokularını verir ve insan sağlığına faydalı olma sebebidir. Çok geniş kullanım alanına sahip olan bu besin kolesterolden tutun da kanserin önlenmesine kadar pek çok faydaya sahiptir. Bu nedenle tavsiyem çorbalarınızda soslarınızda, tencere yemeklerinizde soğan kullanmanız.

Not: Soğana benzer özelliklere sahip diğer besinler sarımsak, pırasa, frenk soğanı.

  1. VİŞNE:

Bilinen en zengin antioksidan içeriğine sahip kaynaklardan biridir vişne. Bir diğer tabirle vişnenin anti-inflamatuar güç merkezi olduğunu söyleyebilirim. Yeni bir araştırma vişnenin hissedilen acıyı rahatlattığını, eklem iltihaplanmasına karşı savaştığını, kolesterolü düşürücü etkisi olduğunu göstermektedir. Sabahları kahvaltınızda veya ara öğünlerinizde ceviz, fındık veya badem ile birleştirerek tüketebilirsiniz.

  1. CEVİZ:

Ceviz, yiyebileceğiniz en sağlıklı tohumlardan bir tanesidir. Yoğun miktarda anti-inflamatuar, kalp dostu omega-3 yağ asitleri içerir. Üstüne üstlük araştırmalar gösteriyor ki kaju, badem, fındık, yer fıstığına göre daha yüksek oranda antioksidan içermektedir. Antioksidan zenginliğine ek olarak ceviz iyi bir protein ve lif kaynağıdır. Ara öğün yapıyorsanız ara öğünlerinizde, salatanızla birlikte veya yoğurdunuzla karıştırarak tüketebilirsiniz.

  1. ZERDEÇAL:

Hardal sarısı rengiyle Asya’nın en renkli baharatıdır. Rengini de “curcumin”den yani zerdeçal ekstratından alır. Son zamanlarda zerdeçal üzerine yapılan pek çok araştırma gündemdedir ve büyük ilgi toplamaktadır. Maryland Medikal Merkezi’nin yaptığı araştırmaya göre zerdeçal ekstratı vücudumuzda enflamasyona sebep olan kimyasalları baskılayarak kronik ağrıları önleyici etki göstermektedir. Evde zerdeçal ile kendi körinizi yapabilir veya diğer tariflerinize katarak haftada bir veya iki kez kullanabilirsiniz.

  1. ANANAS:

Bu lezzetli tropikal meyve “bromelayin enzimi” içerir. Kas kasılmaları ve burkulmaların tedavisinde oldukça yardımcıdır. Crohn hastalığı üzerine yapılmış bir çalışmaya göre, bu enzim sindirim problemlerine karşı savaşmakla birlikte özellikle Romatoid Artrit(Kronik Poliartritis=RA) ile bağlantılı olan ağrı ve acıyı da dindirmekte etkili olmaktadır. Sade olarak tüketmenin yanında yine yoğurtla ve tarçınla eşleştirerek, salatalarınızda, kahvaltı menünüzde tüketilebilirsiniz.

  1. KETEN TOHUMU:

Keten tohumu da omega-3 yağ asitlerince zengindir ve enflamasyonun azalmasına katkı sağlamaktadır. Harvard Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre keten tohumunda bulunan omega-3 yağ asitleri enflamasyon öncesi enflamasyonu tetikleyici ajanları bloke etmektedir. Keten tohumundan yağını çıkarmak için öğütebilirsiniz ve bir kaşık yağı salatanıza, yoğurdunuza ekleyebilirsiniz. Omega-3 bakımıdan zengin daha farklı besinler tüketmek isterseniz de, natürel sızma zeytinyağı, somon vb. yağlı balıkları önerebilirim.

  1. HAVUÇ:

Renkli turuncu havuçlar, hücreyi serbest radikallerden koruyan ve bağışıklık sistemini güçlendiren fitokimyasallardan olan karotenoidler bakımından oldukça zengindir. Aynı zamanda Rochester Universitesi’nin yaptığı araştırmaya göre enflamasyonun düzenlenmesine ve dengede seyretmesine yardımcı olur. Bu nedenle salatalarınıza ekleyebilir veya herhangi bir öğününüzde yanına garnitür olarak kullanabilirsiniz.

  1. KOYU, LİFLİ YAPRAKLILAR:

Ispanak, karalahana gibi koyu, lifli yapraklılar kalp sağlığına destek veren ve kanser savaşına iyi bir destekçi olan flavonoid adı verilen fitokimyasalları içerirler. Alzheimer Derneği’ne göre, flavonoidler bakımından zengin besinler beyindeki enflamasyonu azaltıcı etki göstermekte ve Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlattığı tahmin edilmektedir. Haftada birkaç gün güçlü bir flavonoid bombası için ıspanak salatası tüketin derim.

16 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör